Gıda

Balın Sağlık Açısından Önemi Nedir?

MENÜ

GİRİŞ

BAL; bal arısının  (Apis mellifera) çeşitli bitkilerin çeşitli kısımlarından topladıkları nektar ve salgıları  kendine özgü maddelerle birleştirerek değişikliğe uğrattığı, su içeriğini düşürdüğü ve petekte depolayarak olgunlaştırdığı doğal ürün olarak tanımlanmaktadır.

Balın Hammaddesi Bitki Nektar ve Salgılarıdır

1. Balın Kimyasal Yapısı ve Gıda İçeriği Nedir?

Normal balın kimyasal tepkisi Ph değerinin 3,29-4,87 arasında olması dolayısıyla asittir. Bu asitlik sebebiyle balda bakteri üreyemez. Balın bileşiminde tümü birlikte bulunmamakla beraber formik, utirik, sitrik, karpoik, laktik, malik, ogzalik, süksilik, tannik, tartarik, valerik asitler ve sirke asidi tespit edilmiştir.

Balın içeriğinde, çok miktarda fenolik bileşik yer almaktadır. Balın toplam fenolik bileşik miktarının analizi, balın kalitesinin ve tedavi edici özelliğinin belirlenmesinde iyi bir göstergedir. Balın toplam fenolik bileşik miktarı balın antioksidant aktivitesini önceler.Salgı balı, toplam fenolik bileşik miktarı bakımından en yüksek değere sahiptir.

Orijinine bağlı olarak bal, apigenin, pinocembrin, kaemferol, kuersitin, galangin, krisin, vitamin C, katalaz, pinobanksin, hesperetin ve pek çoğu antioksidan özellik gösteren ferulik asitler gibi çeşitli antioksidanlar içermektedir. Balın içerisinde tadının oluşmasından sorumlu uçucu maddeler de mevcuttur.

Balın Gıda Değeri (100 gram)
Su  17.1 g Riboflavin 0.04 mg
Enerji 304 kcal Niasin 0.12 mg
Protein  0.3 g B-6 Vitamini 0.02 mg
Toplam yağ 0 g Folat, DFE 2 µg
Karbonhidrat  82.4 g B-12 Vitamini 0 µg
Lif 0.2 g A Vitamini, RAE 0 µg
Şeker 82,12 g A Vitamini IU: 0 IU
Kalsiyum 6 mg E Vitamini (alfa-tokoferol) 0 mg
Demir 0.42 mg D Vitamini (D2 + D3) 0 µg
Magnezyum 2 mg D Vitamini 0 IU
Fosfor 4 mg K Vitamini (filokinon) 0 µg
Potasyum 52 mg Yağ asitleri, toplam doymuş 0 g
Sodyum 4 mg Yağ asitleri, toplam tekli doymamış 0 g
Çinko 0.22 mg Yağ asitleri, toplam çoklu doymamış 0 g
C vitamini, toplam askorbik asit 0.5 mg Kolesterol 0 mg
Tiamin 0 mg Kafein 0 mg
Riboflavin 0.04 mg Riboflavin 0.04 mg

2. Balın Özellikleri Nelerdir?

Balın Dezenfektan ve Antiseptik Özelliği:

Balın iyi bir dezenfektan (mikrop öldürücü ) olduğu bilinmektedir. Balın içerisinde mikrop ve mantar üremez. Yaklaşık  % 18-20 oranında su, binde 1-2 oranında organik asitler ihtiva eden balın hafif antiseptik özelliği vardır.

Balın Bakterilere Karşı Olan Özelliği:

Başlı başına bir ilaç olan bal güçlü bakteri öldürücü özelliklere sahiptir. Saf bal bakterinin sıvısını emer onları öldürür, zararsız bir hale getirir.

Balın Yaraları İyileştirici Özelliği:

Haricen uygulandığında harici çıbanlar, yaralar, soğuk ağrıları, genital uçuk yaraları ve diğer zor iyileşen yaraları iyileştirir. Halk arasında yanıkların, incinmelerin tedavisinde kullanılır. Ayrıca Balda mideye arız olan ve gıdanın midede kalmasını engelleyen yapışkan karışımlardan oluşan fuzuliyatı sürüp tahliye edici özellik vardır.

3. Bal Vücudumuzda Hangi Organlara İyi Gelir?

Mide hastalıklarının tedavisinde kullanılır.  Göze kuvvet verir. Dalağı tedavi eder. Mecraları açar. Göğsü yumuşatır. Bağırsaklara çok faydalıdır. Kansızlığı tedavi eder. Tuzsuz tereyağı ile yenilirse zafiyete iyi gelir. Dâhilen kullanıldığında mide bağırsak sistemini yatıştırır. Sinirleri ve spazmları sakinleştirir.

Enerji verir ve vücudun elektrolit dengesinin devam etmesine yardım eder (ishal kusma veya ateş gibi hallerde elektrolit denge tehlikeye girer).Bal tabii ilaçların (bitkilerin ) tedavi edici etkilerini de artırır. Özellikle solunum sistemi hastalıklarında kullanılacak ilaçlar yalnız bal ile tatlandırılmalıdır.

4. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in Bal Hakkında Beyanları ve Sözleri

Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Üç şeyde şifa vardır; Bal şerbeti içmekte, kan aldırmakta ve dağlama yaptırmakta. Fakat ben dağlamayı sevmem.” buyurmuştur.

Yine “Sizlere iki şifayı tavsiye ederim: Biri bal, diğeri ise Kur’an’dır. Ayrıca; şifa iki şeydedir: Biri Kur’an okumakta, diğeri de bal şerbeti içmektedir.” buyurmuşlardır.

Yine bir hadis-i şeriflerinde: “Sizlere Sinameki ve Sennutu (bal, tereyağı, hurma ve kimyondan yapılmış macun) tavsiye ederim. Zira bunlar “Sam’dan başka birçok derde devadır.” buyurmuşlardır. “Sam nedir Ey Allah’ın Rasulü?” diye soran sahabiye; “Ölümdür” diye cevap vermiştir.

Yine Rasülullah (s.a.v.): “Bal şerbetinden daha üstün bir ilaç bulunmaz. Bal şerbeti gönüldeki üzüntüyü, sıkıntıyı giderir ve gözün görme duyusunu da kuvvetlendirir.” buyurmuştur.

“Böbrek sancısı böbrekteki sinirdendir. Hareket ettiği zaman sahibini hasta eder. Bu hastalığı ılık su ve bal şerbeti ile tedavi ediniz.” buyurmuşlardır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Her kim her ay üç gün aç karnına bal şerbeti içerse felç, cüzzam ve abraşlık gibi hastalıklardan korunmuş olur.” buyurmuştur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) yine bir hadis-i şeriflerinde: “Doğum yapan (loğusa) kadınlar için yaş hurma, hasta kimseler için ise bal gibi şifa yoktur.” buyurmuşlardır.

5. Kur’ân-ı Kerim’de Bal ile İlgili Bir Ayet

Allah-ü Teâla (c.c.)  Kur’anı-Kerim’in Nahl suresinin 68 ve 69. ayetlerinde mealen şöyle  buyurmaktadır; “Rabbin bal arısına (dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva yap. Sonra her çeşit bitkiden ye. Sonra da bal yapman için- Rabbi’nin gösterdiği yollardan boyun eğerek yürü) diye öğretti. Onun karınlarından renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. Düşünen  milletler için bunda ibretler vardır.”Arı ve bal,  mukaddes kitaplardan İncil’de de  yer almaktadır.

6. Balın Sağlık Açısından Önemi Nedir?

Bal, hazımsızlığı ve kansızlığı giderir, sinirleri ve zihni güçlendirir, zekâyı geliştirir, akla, fikre fevkalade kuvvet verir, kanı temizler, kan dolaşımını kolaylaştırır, kalbe ferahlık verir, kalp çarpıntısı için fevkalade faydalıdır. Midevidir, mideyi ferahlatır, kemik hastalıklarını geçirir, karın ağrısını ve uykusuzluğu giderir, damarları genişletir, besleyici, kuvvet verici ve antiseptiktir, ömrü uzatır. Veremde şifalıdır, insanı daima genç ve dinç tutar, çocukların gelişmesinde fevkalade faydalıdır, Damar sertliğini giderir. Göze kuvvet verir. Dalağın rahatsızlıklarını giderir. Mecraları açar. Göğsü ve bağırsakları yumuşatır, Bağırsaklara çok faydalıdır. Sabahları aç karnına 1 çorba kaşığı bal yenilir.

Bronşitte: bal, tereyağı, karabiber karıştırılıp yenilirse faydalı olur.  Bilhassa çocuklarda faydalıdır.

İshal kesici: 1 litre soğuk suda 250 gr bal eritilir. İçerisine 1 kahve kaşığı karbonat 1 kahve kaşığının dörtte biri tuz ilave edilir. Günde 3-5 su bardağı içilir.

Çabuk acıkanlar için: Bal, Kimyon, Turunç, Şeker ve Ceviz macun yapılır. Günde 3-5 çorba kaşığı yenilir.

Göğüs ve akciğerlerdeki pislikleri yapışkan ve katı yapıdaki müküsleri temizlemek için: Bal, sadeyağı (tuzlu yağ) ve acıbademle karıştırılıp yenilirse göğüs ve akciğerlerdeki pislikleri yapışkan ve katı yapıdaki müküsleri temizler.

Yorgunlukta: 1 çorba kaşığı bal yenilirse fevkalade dinlendirici olur.

Kabızlığı gidermek için: 1 defada 60-100 gr bal yenilmelidir.

Sıcak bal şerbeti kuvvetli müshil etkilidir. 250 gr bal, 1 su bardağı sıcak suyla şerbet haline getirilip içilirse ishal yapar. Karındaki ağrı ve sancıları keser.

İshali kesmek için: Soğuk bal şerbeti yapılıp içilir, içerisine Limon sıkılırsa daha da etkili olur.

Ülserde: 60 gr bal, 60 ml saf Zeytinyağı, 25 gr damla sakızı macun haline getirilip yenilir.

Ülserde, mide, bağırsak yaralarında: ayda 3-4 kilo bal yenilir ve birkaç ay devam edilirse hastalıktan eser kalmaz.Ülser için: bal ile tatlandırılmış süt içilirse faydalı olur.

Cild hastalıklarında, tuzlu balgamda: günde 1 çorba kaşığı bal yenilir. 8-10 gün devam edilmelidir.

Balın Göze Faydası:  Kaşıntı, kızarıklık, kuru göz ve göz enfeksiyonlarının olumsuz etkilerine iyi gelen bal görme yetisini de arttırmaktadır.

Bağırsak tembelliğinde: 1 çorba kaşığı bal aç karna yenilir, üzerine 1 su bardağı ılık su içilir.

Sarılıkta: Günde 2 defa 1-2 çorba kaşığı bal yenilir, 15-20 gün devam edilirse sarılığı kesinlikle geçirir.

Şeritleri dökmek için: bal, sütle eritilir, kahvaltıdan 1-2 saat önce içilir.

Mafsal ve sırt ağrılarında: Bal, Çörekotu yağı ile içilirse faydalı olur.

Sık idrara çıkma, altını ıslatma durumlarında: gece yatmadan evvel 1 çorba kaşığı bal yenilmelidir.

Altını ıslatan çocuklara: 1 ay devam devamlı bal yedirilirse faydalı olur.

Karaciğer iltihabında: Limonsuyu ile Bal şerbeti yapılıp içilir.

Sigara tiryakilerinde: göğsü temizleyici, yumuşatıcı ve nefes açıcı olarak: Sabahları aç karna 1 çorba kaşığı Bal, 1 kahve kaşığı Kekik, 1 kahve kaşığı hafif kavrulmuş Çörekotu toz halinde karıştırılıp yenilir. Cinsi gücü artırıcı olarak: bal, çörekotu yağı ile içilirse faydalı olur.

Yavaş kapanan yaralara ve göğüs ameliyatından sonra meydana gelen ağır enfeksiyonlara karşı: Bal veya şeker sürülür.

Saman nezlesinde: Alerji mevsimi başlamadan bir bir buçuk ay öncesinden haftada dört gün petekli bal yenilmelidir. Aynı zamanda Sinirotu taze yaprakları Karahindiba kökü ile birlikte menekşe yaprakları yonca ve kuşburnu meyvesi yenilmelidir.

Kalp hastalarında: 1 su bardağı bal şerbeti içerisine 1 limon sıkıp gece yatarken içerlerse faydalı olur. Mümkünse 1 su bardağı da gece içilmelidir.

Kusturulması istenen kişilerde: Bal şerbetinin içerisine tuz konulup 1 su bardağı içilirse kusmayı temin eder.

Antidot olarak: Bal: ağır metaller (arsenik, cıva, altın, nikel v.b.) ile zehirlenmelerde antidot olarak kullanılır.

Derin yaralarda: Burçak toz halinde Bal ile macun yapılır, derin yaralara sürülürse yarayı iyileştirir.

Yüzdeki lekelerde: Acı bal yüze sürüldüğünde yüzdeki lekeleri giderir.

Diş sağlığında: Bal sirke ile şerbet yapılır, ayda 4-5 defa ağız çalkalanırsa dişlerin sağlığını korur.

Baştaki kaşıntıyı gidermek için: bir miktar şap, sumak ve bal ile karıştırılarak başa bağlanır.

Sivilcelerde: Yarım su bardağı kaynar suya 1 çorba kaşığı Bal konup eritilir. İçerisine 15 gr limon suyu ilave edilir. İyice çalkalanır. Pamukla yüze pansuman yapılır.

Sivilcelerde: 100 ml yağsız Süt, 1 çorba kasığı bal ile iyice karıştırılır. İçerisine yarım Limon sıkılır. Elde edilen karışımla ıslatılan bir bezle cilt iyice temizlenir. Bir müddet öylece bırakılır. Sonra ılık su ile yıkanırsa sivilcelerde faydalı olur.

Boğaz ve bademcik ağrılarında: Adaçayı kaynatılır, içerisine bir miktar Bal, biraz Sirke karıştırılıp gargara yapılır.

Boğaz ağrısında: Bal, ılık halde bir bezle boğaza sarılır.

Sırt ve göğüs ağrılarında: Ağrıyan bölgeye bal sürülür, üzerine karabiber ekilirse ağrıyı keser.

Ağız kokusunda: Bal, sirke ile karıştırılır, gargara yapılırsa ağız kokusunu giderir.

Bel ağrılarında: 150 gr bal, 150 gr kuyruk yağı macun yapılır, bele sarılır ve 3 gün devam edilirse ağrıdan eser bırakmaz.

Sedefte: Bal, nişadırla merhem haline getirilir, hastalıklı cilde sürülür.

Gutta: Hastalıklı bölgeye lapa halinde bal sarılır.

Yaralarda: Yaraların üzerine bal sürülürse mikropların üremesini tamamen durdurur. 24 saat içerisinde mikropların üremediği görülür. Kabuk bağlamış yaralarda kabuklar kaldırıldıktan sonra sürülmelidir.

İltihaplı yaralarda: Bal tuz ile karıştırılır yaranın üzerine konulursa iltihaplanmayı önler. İltihablı yaranın iltihabını çekip alır.

7. Bal Ne kadar Tüketilmelidir?

Yetişkinler 3-5 yemek kaşığı / günlük bal tüketebilirler. Çocukların bal tüketim miktarında  çocukların kilosu dikkate alınır Günlük tüketim ölçütü 1 kg ağırlık için 1 gram olarak hesaplanır. Bal  doğrudan tüketilebileceği gibi meyve tatlılarında, kek ve kurabiyelerde şeker ilavesi olan tüketimlerde şeker yerine bal kullanılabilir. Su, biraz bal, limon ve nane ile içilebilir.

8. Bal Tüketiminin Sağlık Açısından Sakıncaları Nedir.

Bal şeker hastalarına ve fazla kilolu kişilere önerilmez. Gereğinden fazla tüketilmesi durumunda baş dönmesi, yüksek ateş, kusmaya neden olabilir ve kalorili bir besin olmasından dolayı kilo alımını hızlandırır. Yine 1 yaşından küçük çocuklara bal yedirilmesi sakıncalıdır.

9. Ballarda Bozulma Olur mu?

Bal; nem, güneş ışığı, kaynatma gibi olağan üstü bir etkiye maruz kalmadıkça bozulmaz ve zaman faktöründen etkilenmez. Bal higroskopik bir madde olup havadan nem kapabilir. Ortam  %58 rutubetli balda su miktarı %17,4 civarında olur. Olgunlaşmış balın  su içeriğinin az olması sebebiyle  bakteri üremesine ve bozulmaya karşı dayanıklı  iken hasat olgunluğuna gelmeden  hasat edilen ballarda zaman içinde ekşime yaşanabilir..

Comment here