Seracılık

KARAPINAR ISITMALI SERACILIK ÖN ÇALIŞMASI

 

KARAPINAR ISITMALI SERACILIK ÖN ÇALIŞMASI

Giriş

Karapınar Konya’nın ilçelerinden biri olup, kent merkezinin 94 km doğusundadır. Karapınar, 38.50 – 39.00 doğu boylamı ile 33.10 – 34.10 kuzey enlemi arasında bulunmaktadır. Batısındada Konya (Karatay) ve Çumra; doğusunda Ereğli ve Adana; güneyinde Karaman; kuzeyinde Aksaray vardır. Ova üzerine kurulu olan ilçenin çok eski yerleşim yerlerinden biri olduğu bilinmektedir. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunması, ilginç jeolojik yapısı, suları farklı özellikler içeren ve dünyada bir benzeri daha bulunmayan krater gölleri ile Türkiye’mizin de sayılı turizm alanlarından biri olarak tanınan Karapınar ayrıca erozyonun da önüne geçebilen nadir bölgelerden biridir.

İlçenin merkez nüfusu köyler ve beldelerle birlikte 60.000 dolayındadır. 2670km²’lik yüzölçümü ile Konya’nın büyük ilçelerinden biri sayılmaktadır Karapınar Konya- Adana yolu üzerindedir. İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 1026m’dir. Konya’yı doğuya bağlayan çok önemli ve işlek bir karayolunun üzerinde yer alır.

Karapınar çevresinde daimi akarsu yoktur. Ancak yağışlı dönemlerde akan ve sonra kuruyan, kısa boylu geçici dereler vardır. İlçenin içinde Pınarbaşı mevkiinden kaynağını alan Karasu, bu gün kurumuş haldedir. Daimi akarsu olmadığı için ilçenin su ihtiyacı derin su kuyuları ile sağlanmaktadır. Karacadağ mevkiinde az da olsa kaynak suyu vardır.

Karapınar Ovası’nda 5 farklı toprak tipi görülür. Bunlar, kumlu topraklar, tınlı topraklar, killi topraklar, kireçli – kalkerli topraklar ve çorak topraklardır. Karapınar’daki toprakların yapısında genellikle üst tabakada tınlı – kumlu karışım topraklar; alt kısımlarda ise killi topraklar bulunmaktadır. Bu topraklar kireç ve potasyum bakımından zengin fakat organik madde ve fosfor bakımından fakirdir. Karapınar Ovası’nın güney – güney doğu mevkiindeki topraklar mineral bakımından zengindir. Çünkü o mevkii volkanik maddelerle örtülüdür. Karacadağ’ın doğu ve batısında bataklıklar ve çorak topraklar yer alır. Ovanın büyük bir bölümü rüzgâr erozyonuna maruz kalmaktadır.

Sera Üretiminin Önemi

Ülkelerin geleceğe yönelik gıda ihtiyaçlarının nüfus artışı da dikkate alınarak karşılanabilmesi için, mevcut tarım üretiminin daha ucuz ve verimli duruma getirilmesi gerekmektedir.

Günümüzde tarım alanlarının arttırılamaması, arazilerin parçalanarak küçülmesi, tarım alanlarının amaç dışı kullanımının artması ve birim alandan alınan ürün miktarı ve kalitesinin yeterli olmaması nedeniyle tarımsal üretimin karlılığı azalmaktadır. Bu nedenle birim alandan elde edilen karlılığı artıran uygulamaların önemi her geçen gün daha artmaktadır.

Bitkisel üretimin kontrollü koşullarda gerçekleştirilmesi birim alandan alınan verimi ve karlılığı artıran uygulamaların en başında gelmektedir (Coşkun ve Filiz,1996). İklim koşularının kontrol altında tutulduğu ve tüm yıl boyunca üretimin yapılabildiği uygulamalara seracılık adı verilmektedir.

Seralar, iklimle ilgili çevre koşullarına tümüyle veya kısmen bağlı kalmadan, sıcaklık, ışık ve nem gibi faktörlerin denetim altında tutulmasıyla bütün yıl boyunca çeşitli kültür bitkileriyle, bunların tohum, fide ve fidanlarını üretmek, bitkileri korumak ve sergilemek amacıyla, cam, plastik v.b ışık geçirebilen malzeme ile kaplanarak değişik şekillerde yapılan bitkisel üretim yapılarıdır (Öneş, 1986;Yağanoğlu ve Örüng, 1997; Yüksel. 2000).

Ülkemizdeki sera işletmelerini teknoloji kullanımlarını, seraların yapısal özelliklerini ve büyüklüklerini dikkate alarak ikiye ayırmak mümkündür. Küçük ölçekli aile işletmelerinde teknoloji kullanımı sınırlı olup, üretim genellikle sadece don zararından korunmaya yönelik önlemlerin alındığı basit yapılar şeklinde sürdürülmektedir.

Geleneksel sera işletmelerinin yanında, son yıllarda büyük kapalı alanlara (10 da ve fazlası) sahip, iklim kontrolü yapılan, topraksız yetiştirme tekniklerinin uygulandığı, ziraat mühendisi ve teknisyenlerini kalıcı kadroyla istihdam eden modern işletmelerin de yaygınlaşmaya başladığı görülmektedir (Tüzel ve ark., 2005).

“Seracılığın amacı; üretilen bitkilere asgari 15 C civarında sıcaklık sağlayarak sezon dışında turfanda mahsul üretmek ve bu ürünleri de değer fiyattan satarak karlı bir üretim yapmaktır. “

Bu tanım ilk yıllarda  genel kabul görürken günümüzde yeterli değildir. Çünkü örtüaltı üretiminde sağlanan gelişmeler seracılığın amacının  sadece sezon dışında turfanda üretim olmadığını hem  ana sezonda  ve hem de turfanda üretimde  raf ömrü uzun ,  kaliteli , tarımsal  ekolojik değerlerin optimal seviyede tutulduğu,  karlılık ve verimliliği baz alındığı üretimi yapmaktır.

Zirai Bitki Deseni Açısından Konya Karapınar İlçesi

Genel olarak verimli arazilere sahip olan Karapınar tarla ürünleri (yağlı tohumlar ayçiçek, baklagiller nohut fasulye , yumrulu bitkiler patates ), yem bitkileri yonca fiğ , sanayii bitkileri pancar  ve  sebze ( domates , turşuluk ve sofralık hıyar , turşuluk kavun (hırtlak), sofralık kavun , karpuz, taze ve kuru sarımsak, soğan, şalgamlık havuç, sofralık havuç ) yetiştirildiği bir ilçemizdir. Karapınar İlçesi meyve üretimi içinde  (bağ ,elma , vişne ) geniş potansiyele sahiptir.

Sera Isıtma Sistemleri

Seralarda, ısıtma gereksinimlerini karşılamak amacıyla çok çeşitli ısıtma sistemleri kullanılmaktadır. Bu ısıtma sistemleri buhar veya sıcak sulu radyatörlü sistemler, fosil yakıt kullanılan ısıtma sistemleri, elektrikli ısıtıcılar ve benzerleridir. Bu sistemler genelde seralarda ısıtma yükü ihtiyacını karşılamaktadır. Fakat bu tür sistemlerde sıcaklık dağılımı, dış ortam hava koşullarından oldukça çok etkilenir (Benli ve Durmuş, 2002). 75 Seralarda iç sıcaklığın belirli bir seviyede tutulması için denetim olanağı sağlayan bir ısıtma sistemi seçilmelidir. Büyük sera işletmelerinde ısı iletiminin su ile yapıldığı sıcak sulu kalorifer sistemleri, küçük seralarda ise üfleyici ısıtma sistemleri seçilebilir (Tekinel ve Baytorun, 1990).

Sera  Isıtma Yükü İçin Enerji Kaynakları

Sera iklimlendirilmesi yapay olarak sağlandığından enerji harcamaları oldukça fazladır. Seralarda en önemli enerji ihtiyacı kış aylarında ısıtma uygulamalarında gerçekleşmektedir. Enerji kaynaklarının kısıtlı oluşu ve fiyatlarının giderek artması, günümüzde sera ısıtma giderlerini artırmakta, bunun sonucunda da yetiştirilen ürün fiyatları artmaktadır.  Soğuk mevsimlerde sera iç sıcaklığının bitki isteklerine uygun değerlere çıkarılması amacıyla yapılan ısıtma için gerekli harcamalar tüm üretim harcamalarının yarısından fazlasını oluşturmaktadır. Bu nedenle yetiştiriciler genellikle seraların ısıtılmasını mümkün olan en düşük seviyede yapmaya, diğer bir deyişle sadece dondan korunmak amacıyla yapmaya çalışmaktadırlar. Bu durum ise seracılıktan beklenen faydanın tam olarak elde edilememesine yol açmaktadır. Ancak seralarda ısı korunumu önlemleri ile bu harcamalar en aza indirilebilmekte ve fayda maksimize edilebilmektedir (Yağcıoğlu,1999).

Sera ısı gereksinimi, seradan kaybolan ısı miktarına bağlıdır. Bir seradan ısı kaybı, ısı transferinin üç şekli olan kondüksiyon, konveksiyon ve radyasyon ile meydana gelmektedir. Genellikle ısı değişimleri aynı anda meydana gelir. Sera ısı talebi, ısı kaybı denkleminde, ısı kayıplarının tümü bir katsayı ile birleştirilerek hesaplanır (Worley, 2005).

Güneş enerjisinden yararlanabilme potansiyeli bakımından Konya ili içerisinde Karapınar büyük bir potansiyele sahiptir. MTA tarafından bulunan Karapınar  Kavuklar sahasında  1.28 milyar tonluk rezervi ile termik santralde elektrik üretiminde kullanılabilecek niteliktedir (MTA, 2009).

Karapınar Isıtmalı Seralarda Ürün Deseni

  1. ÜRÜN ANA SEZON : Karapınar İlçesinde kurulacak ısıtmalı seralarda 9 aylık vejetasyon süresine sahip ana sezonda (mart-aralık) her çeşit sıcak ve serin iklim Sebzelerini ( domates ,biber, patlıcan, kavun, fasulye ,marul ,maydonoz ,yeşil soğan , taze sarımsak) ekonomik ve yüksek düzeyde kazançlı olarak üretmek mümkündür.
  2. ÜRÜN KIŞ SEZON : Karapınar ilçesinde düşük sıcaklığın etkin olduğu ll. Ürün kış sezonunda  (aralık, ocak, şubat ) ısıtmalı seralarda serin iklim sebzelerinden marul, yeşil soğan, roka, maydonoz , üretimi araştırılmalıdır..

Örtüaltı üretimde üretim ortamı (toprak) her yıl  12 ayın tamamında üretimde kalması teorik olarak mümkün görülse bile teknik olarak bu durum (toprak hazırlığı , ortamın ve toprağın havalandırılması, bitki artıklarının temizlenmesi ve organik , inorganik gübreleme işlemleri belli bir süre gerektirdiğinden ) müşkülatlıdır. Bu nedenle bu düşük sıcaklığın etkin olduğu ( ocak şubat) aylarında  toprak hazırlığı, sterilizasyon, ve bakım için  ayrılır.

Sahil seracılığında ise yüksek sıcaklığın bitkisel ürünlerin gelişimini durdurduğu aylarda (temmuz ve ağustosta ) sera hazırlık ve solarizasyon için ayrılır.

Örtüaltı yetiştiriciliğinde bitki deseninde yer alan ürünler için yüksek sıcaklığın etkisi düşük sıcaklığın etkisinden daha baskındır. Düşük sıcaklıkta ısıtma giderlerinin artmasına karşılık yüksek sıcaklıkta havalandırma gölgeleme hastalık ve zararlılarla mücadele, su tüketimi, gübre girdileri artar. Bu nedenle Karapınar seracılığındaki getiri ve kazancın   sera üretim bölgeleri olan Antalya, Adana ve Ege bölgesinde’deki  sera ürünleri üretiminden geri olmayacağı olasıdır.

Burada tartışılabilecek konu Karapınar ısıtmalı seralarda üretim yaz boyunca da devam ettiği için  açık alan üretimiyle sera ürünlerinin rekabetidir. Karapınarda açık alan sebze üretimine göre serada üretim (verim, kalite ve aroma, raf ömrü, hastalık ve zararlılarla mücadele etkinliği, bitki su tüketimi) her bakımdan 3-4 kat daha öndedir.

Örnek1  Açık alanda domateste iklimin baharın serin gittiği yıllarda Mildiyö hastalığı önlemlere rağmen verimi % 50 azaltmaktadır.

Örnek2   Açık alanda yüksek sıcaklığın seyrettiği yıllarda virüs hastalığı ve külleme hastalığı ile fizyolojik olarak aşırı sıcaklık verimi etkin mücadeleye rağmen % 35 azaltmaktadır.

Örnek3   Karapınar yıllık ortalama yağışın az olduğu bölgemizdir. Açık alanda bitki su tüketimi artmaktadır. Bazı yıllar sulamaya rağmen bitki susuzluktan zarar görmektedir. Serada iklim değerleri kontrol edildiği için buharlaşma azdır.

Örnek 5  Sera üretiminde açık alana göre verim ve  gelir açık ara öndedir. Açık alanda Domates bitkisi  1200 adet/dekar dikilirken  serada 2500 adet dekar dikim yapılmaktadır. Dekara verim 4 ton ürüne 10 ton’dur.

Örnek6    Bölgemizde yapılan gelir analiz çalışmalarında 10 dekar açık alan kuru fasulye getirisi ile 1 dekar tek sezon sera hıyar  üretimi aynı geliri sağlamıştır. Su sarfiyatı ,Gübre kullanımı gelir baz alındığında açık alanda çok yüksektir.

Sera İklimlendirme ve Karapınar iklim değerleri

RÜZGAR :  Karapınar ısıtmalı seraların kurulumunda rüzgar gücü ve yönü mutlaka dikkate alınmalıdır. İklim Özellikleri Karapınar ve çevresindeki iklim özelliklerinin en etkileyici faktörü rüzgârlardır. Bu sebeple önce rüzgârlar incelenmiş, sonra diğer iklim öğeleri değerlendirilmiştir.  Rüzgârlar Karapınar ve yüksek ovalar kuzeyden gelen kuru ve soğuk rüzgârlar ile güneydeki dağlık kütleden inen kuru ve sıcak rüzgârların etkisi altındadır. Akdeniz üzerinden gelip nemini Toros Dağlarının güney bakılı yamaçlarında bırakan ve kuruyan hava kütleleri Karapınar ve çevresindeki yüksek ovalara indikçe ısınmakta ve daha da kurumaktadırlar. Toros Dağlarını 5 C° sıcaklıkla aşan nemini bırakmış bir hava kütlesi 1500-2000 m aşağı indiğinde 8-10 C° kadar ısınmakta, sıcaklığı 13-15 C°’a yükselmekte fakat nem oranı % 30-50 arasına düşmektedir. Bu kuru hava kütleleri yüzey rüzgârları halinde toprağı kurutucu, bitki yüzeylerinde terlemeyi arttırıcı etkiler yapmaktadırlar. İncelemelerde  kuzey yönden gelen kuru rüzgârların özellikle bahar ve yaz döneminde hâkim olduklarını göstermektedir. Kuzeyden veya güneyden esen rüzgârlar fırtına halinde estiklerinde ise toprağın ince bölümünü (kil ve toz) taşımakta, kalan kum bölümü ile de kumulları oluşturmaktadırlar. Hızı 38,9-61,56 km/saat arasında olan kuvvetli rüzgârların estiği gün sayısı 1963-1970 döneminde yılda 83 gün iken, 1970-2006 döneminde 69,3 güne düşmüştür. Fırtınalı gün sayısı da 24,4 günden 9 güne düşmüştür.

YAĞIŞ :  Karapınar İlçesi ülkemizde yıllık yağışın en düşük olduğu merkezlerden biri olup uzun yıllar yağış ortalaması 285mm’dir. İlçede her ay yağış görülmekle birlikte, yağışın en fazla  olduğu aylar sırasıyla Mayıs, Aralık ve Nisan; en düşük olduğu aylar ise Ağustos, Temmuz ve Eylül’dür. Yükselen sıcaklığa bağlı olarak artan buharlaşma miktarı yağışlarla karşılanabilecek durumda değildir. Vejetasyon dönemindeki su açığı yer altı suyundan çekilen su ile sulama yapılarak karşılanmaktadır.

Konya ili Karapınar İlçesinde kurulacak seralarda yörenin  topoğrafik yapısını ve iklim özelliklerini (hâkim rüzgârlar, güneşlenme, sıcaklık, bağıl nem, donlu gün sayısı, kar yükü, dolu yağışı vs.) her birinin ayrı ayrı dikkate alınması gerekir.

SICAKLIK :

Isıtma yükü sera iç sıcaklığının 10 ºC ve 20 ºC olması durumları için ayrı ayrı belirlenmelidir.. Sera iç sıcaklığı için seçilen bu değerler domates ve salatalık yetiştiriciliğinde gerekli olan minimum ve optimum sıcaklık değerleridir. Tülücü (2003) domates tohumlarının 10 ºC ve üstünde çimlendiğini ve optimum büyüme için en uygun sıcaklık isteğinin 20–27 ºC arasında olduğunu belirtmiştir. Meyve bağlamasının 30 ºC üstünde ve 10 ºC altında çok zayıf gerçekleştiği belirtilmektedir. Genellikle gelişme süresi 100–140 gün arasındadır.

Seracılıkta en önemli gider ısıtma gideridir. 1 dekar seranın Ekim ayından Nisan ayına kadar 7 ay süreyle 15°C de tutulması için yapılacak ısıtmalarda; Antalya’da 22 ton Fuel- Oil, Yalova’da 46 ton Fuel Oil,  Ankara’da 86 ton Fuel Oil gerekir.

Diğer bir çalışmada ise 1 dekar seranın ekim ayından nisan ayına kadar 7 ay süreyle 18°C de tutulması için yapılacak ısıtmalarda; Nahcivan’da 9000m3, Antalya’da 2600m3, Ankara’da 8600m3, Bakü’de 4800m3 Doğalgaz gerektiği belirtilmektedir. Doğalgazın yanında ısıtmada kullanılabilecek yakıt türleri mevcuttur.

Sahil örtüaltı tarımında  temmuz ağustos aylarında bakıma ayrılan sera ortamı , Karapınar ısıtmalı sera yöneticiliğinde  ocak şubat aylarında hazırlık amacıyla tutulacağından dolayı yukarıda belirtilen ısıtma yükü 1 dekar sera için daha da azalacaktır.  Sera  Isıtma Yükü için gerekli olan  enerji kaynakları ile ilgili değerlemeler  bu çalışmanın konusu olmamıştır. Burada Karapınar’ın iklimsel verileri ile ısıtmalı seracılık tarımına  uygunluğu  üzerinde durulmuştur.

Sonuç

Ülkenizde yoğun olarak yetiştirilen domates, patlıcan, biber, kabak ve salatalık gibi sera bitkilerinin daha sağlıklı, daha tonajlı, daha lezzetli olmaları için gerekli  ısı 15-19 derece aralığındadır. ancak sera içi sıcaklığının kritik dönemlerde  8-10 Derece arasında tutulması da yeterlidir. Bu derecenin altındaki ısılarda bitkinin gelişimi çok yavaşlar, hastalıklara dayanıksızlığı artar, daha çok ilaç gideri oluşturur. Şekil bozuklukları ve lekeler oluşur. Pazarlara uygun olmayan ürün elde edilir.

Karapınar İlçesinde kurulacak ısıtmalı seralarda 9 aylık vejetasyon süresine sahip ana sezonda (mart-aralık)  her çeşit sıcak ve serin iklim Sebzelerini ( domates ,biber, patlıcan, kavun, fasulye ,marul ,maydonoz ,yeşil soğan , taze sarımsak) ekonomik ve yüksek düzeyde kazançlı olarak üretilebileceği olasıdır.

Karapınar ilçesinde  düşük sıcaklığın etkin olduğu ll. Ürün kış sezonunda  (aralık, ocak, şubat ) ısıtmalı seralarda sera bakım işlerinin yapılacağı, sezon için hazırlıkların tamamlanacağı ve ayrıca  serin iklim sebzelerinden marul, yeşil soğan, roka, maydonoz , üretiminin denenmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur.

 

Comment here