Bitki BeslemeHobi Bahçeciliği

ORGANİK MADDENİN AYRIŞMA ÜRÜNLERİ NELERDİR

GİRİŞ

ORGANİK MADDE; Kısmen çürümüş, kısmen de sadece parçalanmış bitki ve hayvan artıkları birikiminden ibarettir. Toprağa kazandırılan  bitki ve hayvan artıkları  toprak mikroorganizmaları tarafından sürekli olarak parçalanmakta ve çürümeye devam etmektedir. Bu hareketlilikten toprak organik maddesi kalıcı bir madde değildir. Onun için de, toprağa devamlı ve düzenli olarak bitki artıkları katmak suretiyle, yenilenmesi şarttır.

Yaşamını yitiren bitki dokularında karbon, hidrojen, oksijen, azot, fosfor ve kükürt organik moleküllere bağlı olup ancak mikrobiyal aktiviteler sonucu zamanla yavaş bir şekilde ayrı ayrı ortaya çıkar. Mikrobiyal aktiviteler sonucu zamanla yavaş bir şekilde ayrı ayrı ortaya çıkan  ürünlere Organik Maddenin Ayrışma Ürünleri denir.

Toprağın organik maddesinin bileşenleri Nelerdir?

Toprak organik maddesinin bileşenleri;

  1.  Şeker, nişasta ve selüloz gibi karbonhidratlar,
  2.  Lignin,
  3.  Tanen,
  4. Yağlar ve mumlar,
  5. Reçineler,
  6.  Proteinler,
  7.  Pigmentler ve
  8. Mineral maddelerdir.

Organik Maddenin Ayrışma Ürünleri ise 

1. Karbon grubu,

2. Azot grubu,

3.Kükürt içeren bileşikler,

4. Fosfor içeren bileşikler,

5. Ayrışmanın diğer basit ürünleri

6. Humus grubu ürünlerdir.

Toprak organik maddesinin en büyük bileşeni lignin ve proteindir. Genelde topraklarda, lignin ve protein oranı yaklaşık % 25-50 arasında değişir. Organik maddenin bileşiminde yer alan başlıca diğer maddeler aşağıdaki maddelerde verilenlerdir.Bu yazıda  yukarıda 6 başlıkta verilen toprak organik maddesinin ayrışma ürünleri hakkında bilgi verilecektir.

1. Karbon grubu

Toprak ortamında yaşayan bitkisel ve hayvansal canlıların ihtiyacı olan enerjinin büyük bir kısmı karbonun oksitlenmesinden elde edilir. Karbonun  oksitlenmesi aktivitesi ile devamlı olarak karbondioksit açığa çıkar. Karbonun fotosentez, ayrışma, aşınma, yakma, solunum, beslenme olguları sonucunda toprağın içinde (yerküre) ve dışında (hava küre), suküre ve canlılar( biyosfer) arasında aralıksız seyrine karbon döngüsü adı verilir. Karbon döngüsü, madde döngüsü çeşitlerinden biridir.

Karbon,  canlıların yapısında yer alan organik maddelerin (karbonhidrat, yağ, protein ve vitamin)  ortak ana bileşenlerinden biridir. Ayrıca enerji üretimi için gerçekleştirilen solunum sonucunda da açığa çıkar. Bu nedenle canlı ve cansız varlıklar arasındaki döngüsü, yaşamın sürekliliğini sağlar. Simgesi  C olan Karbon elementinin  4 temel kaynağı vardır. Bunlar 1.Atmosfer (Havaküre), 2.Hidrosfer (Suküre), 3.Litosfer (Yerküre), 4.Biyosfer (Canlılar Küresi). Karbon, çeşitli olaylar neticesinde bu 4 ortam arasında seyahat eder.

2. Azot grubu

Organik materyalin yapısında yer alan proteinlerin temel yapı taşı azottur. Bir bitki veya hayvan öldüğünde veya bir hayvan dışkıları ve bitki artıkları ile ortaya çıkan azotun ilk formu organiktir. Bakteriler ve mantarlar, materyallerde ve kalıntılardaki organik azotu amonyuma dönüştürür. Bu süreçte proteinlerin parçalanması ile önce aminoasitler(aa) ve sonra da amonyak (NH3) oluşur. Amonyak, mikrobiyal ayrışma ile meydana gelen ilk basit azotlu bileşiktir. Amonyağın hidrolizi neticesinde AMONYUM iyonları ortaya çıkar. Şartlar elverişli olduğu sürece ortaya çıkan amonyum iyonları, nitrit ve nitrat bakterileri tarafından okside edilir. Bu olay sonucu oluşan nitratlar, bitkiler için önemli bir geçim kaynağıdır. Azot döngüsündeki bu önemli aşamalar fiksasyon, amonifikasyon, nitrifikasyon, denitrifikasyon mineralizasyon ve asimilasyon aktivite ve olgularıdır.

Konu İle İlgili Tanımlamalar

BİYOLOJİK FİKSASYON: Canlı kökenli azot bağlanması ile toprağa önemli miktarda azot girişi olmaktadır. Bu olaya azotun biyolojik bağlanması olayı denilmektedir.

AYRIŞMA: Organik artıkların yapısında bulunan proteinlerin aminoasitlere, selülazların daha basit şekerlere ve karbon bağlı bileşiklere dönüştürülmesine ayrışma eylemi denir.

MİNERALİZASYON: Ayrışmanın ileri safhalarında bu maddeler ve bileşikler amonyum, nitrat, sülfata ayrıştırılırlar ki Ayrışma neticesinde proteinlerin inorganik forma  (NH4+ ve NO3-)  dönüştürülmesi mineralizasyon olarak tanımlanır

NİTRİFİKASAYON: Toprak  mikroorganizmaları tarafından amonyak veya amonyak bileşiklerinin nitrat veya nitritlere çevrilmesi.

AMONİFİKASYON: Toprakta  organik bileşiklerden amonyum iyonlarının hasıl olması ile yani  Azot mineralize edildikten sonra amonyumun amonyağa indirgenmesi amonifikasyon denir

BİYOLOJİK DENİTRİFİKASYON: Azotun N2O veya N2 olarak gaz halinde salıverilmesi biyolojik denitrifikasyon olayı olarak ifade edilmektedir.

3. Kükürt içeren bileşikler

Özellikle azot içeren çoğu organik bileşikler, yapılarında kükürt bulundururlar. Organik bileşiklerdeki hallerinden ayrılarak sülfata dönüştürülen kükürt, bitkiler tarafından absorbe edilebilir.

Kükürt Bitki kökleri tarafından toprak çözeltisinden SO4 2- iyonları şeklinde alınır. Bitkiler az da olsa atmosferden kükürtdioksiti  (SO2) stomalar aracılığı ile absorban ederler. Fazlası zehir etkisi yapar. Bitkiler tarafından stomaların açılıp kapanma aralığında  Hidrojen Sülfürün (H2S) absorbe edildiği tespit edilmiştir.

Normal bitki gelişimi için toprak yada ortam çözeltilerinde 3-5 mg SO4-2/litre konsantrasyonu kafi olmaktadır. Toprağa bitki artıkları ve ahır gübreleriyle önemli miktarda kükürt

Kükürt bitkide mobil (hareketli) durumdadır. Bitkilerde mobil durumda olan SO4-2İn taşınması çoğunlukla aşağıdan yukarı doğru olmaktadır.

KÜKÜRDÜN BİTKİLERDE BULUNMA ŞEKİLLERİ

Kükürdün protinler, uçucu bileşikler halinde Bulunması

Bitkilerde kükürt protinler, uçucu bileşikler, inorganik sülfat bileşikleri şeklinde bulunmaktadırlar.

Kükürt bitkilerde yaygın olarak bulunan sistein, sistin ve methionin gibi amino asitlerin yapı maddesidir.  Sistein, sistin ve methionin gibi amino asitlerin oluşturduğu BİTKİSEL PROTEİNLERDE kükürt  % 0,003 ile %7,2 oranında bulunur. Diğer yandan  soğan, sarımsak, hardal v.b.  bitkilerde kükürt UÇUCU KÜKÜRT BİLEŞİKLERİ biçiminde yer almaktadır.

Kükürdün bitkilerde inorganik sülfat bileşikleri şeklinde bulunması

Bitkideki Kükürt  inorganik sülfat bileşikleri şeklinde de bulunmaktadır.   Bitkilerde inorganik sülfat bileşikleri şeklinde bulunan kükürt  toplam kükürdün % 65’ini oluşturmaktadır. Toprağa  1 ton at gübresiyle 5.5 kg,  1 ton sığır gübresiyle de 7.2 kg kükürt verilir.

Bitkilerin S içerikleri Cruciferae’ ya (turpgiller)> baklagillerde > tahıllar (  Lahana, şalgam, marul, hardal vb.) olarak  sıralanmaktadr.

Kimyasal reaksiyonlar kükürt bakterilerinin enzimatik reaksiyonları ile meydana gelmektedir. Toprağa uygulanan elementel toz sarı kükürt sülfürik asit formuna dönüşerek toprakta  Hidrojen (H+)  ve sülfat iyonuna ayrışır. Sülfat  bitki besini olarak kökler tarafından alınır,ayrıca toprakta tutulur ve  bir kısmıda Toprakta kalan hidrojen iyonu bitki tarafından alınamaz ve toprak pH değerinin azalmasının sağlar

4. Fosfor içeren bileşikler

Topraklar organik yapıda fazla miktarda fosfor bileşikleri içerirler. Toprakta toplam fosforun yaklaşık % 15-80’i organik yapılı bileşikler içerisinde yer alır. Söz konusu fosfor bileşikleri, mikroorganizma faaliyetleri sonucu daha basit bileşiklere çevrilerek bitkilerin kullanımına sunulur. Toprakta bulunan başlıca organik fosfor bileşikleri; fosfolipidler, nükleik asitler, metabolik fosfatlar ve fosfoproteinlerdir.

5. Ayrışmanın diğer basit ürünleri

Organik artıkların parçalanma ve ayrışmaları sonucunda, bileşimlerinde yer alan Ca, Mg, K, Fe, Mn, Cu, B, Zn ve Mo gibi elementler serbest hale geçer. Açığa çıkan bu elementler, bitkiler için temel besin kaynaklarıdır.

6. Humus

Çeşitli bitkisel ve hayvansal artıklar toprağa karıştırıldığında, derhal sayısız mikroorganizmanın hücumuna uğrayarak ayrışmaya inanız kalırlar. Ayrışma sonucu ortaya çıkan bileşiklerin bir kısmı gaz halinde uçar gider, bir kısmı mikroorganizma hücrelerinin yapımında kullanılır. Diğer bir kısmı ise ‘humus’ adı verilen koyu renkli, şekilsiz, oldukça stabil bir yapıya dönüşür. Oluşan humus, mikrobiyal aktivite ve daha ileri derecede parçalanmaya karşı önemli ölçüde dayanıklılık gösterir

TOPRAK ORGANİK MADDESİ
Toprakta organik maddenin temel kaynağı bitkisel ve hayvansal kalıntılardır. Organik madde, canlı organizmalar ve mineraller arasında yer alan karbon, hidrojen, oksijen, azot, kükürt gibi elementlerin sonsuz döngüsünde belli bir safhayı oluşturur. Organik maddenin dinamik karakteri, birçok arzu edilen özelliklerine neden olur.
Toprak organik maddesinin çok az bir kısmı canlı organizmalardan meydana gelmekte, esas kısmını humus oluşturmaktadır. Humus, ileri derecede ayrışmış organik maddedir. Toprak organik maddesi humustan farklıdır. Toprak organik maddesi, canlı ya da cansız herhangi bir organik kökene sahip materyalden oluşur. Buna karşılık humus, oldukça dayanıldı, kahverengi ile siyah renkte bir madde olup, bitkisel ve hayvansal kalıntıların ileri derecede ayrışması sonucu oluşur.
Humusun hangi organik maddeden meydana geldiği ayırt edilemez. Nitekim humus yalnız bir ayrışma ürünü olmayıp, oluştuğu organik maddeden daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Toprakta organik madde ve humusun oynadığı rolün önemi günümüzde daha iyi anlaşılmıştır. Toprak yapısının iyileştirilmesi ve sürdürülebilir toprak verimliliği açısından toprak organik maddesi ve humus hakkındaki bilgilerin gereği gibi anlaşılması gerekir.

Organik maddenin temel bileşenleri belli bir döngü içerisinde sürekli olarak organik ve inorganik formlara dönüştürülür. Bu olaylar sonucu açığa çıkan inorganik bileşiklerden karbondioksit, toprakta meydana gelen birçok kimyasal olaylarda ve bitki besin elementlerinin alınmasında önemli rol oynar.

Comment here